
Aile hukuku; evlenme, boşanma, eşler arasındaki mal ilişkileri, soybağı, velayet, vesayet ve nafaka gibi aile bireyleri arasındaki ilişkileri düzenleyen özel hukuk dalıdır. Temel kaynağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'dur (TMK). Aile hukukundan doğan davalar, 4787 sayılı Kanun uyarınca kurulan aile mahkemelerinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Aile uyuşmazlıkları tarafların hayatını hem duygusal hem de ekonomik açıdan derinden etkilediğinden, hukuki sürecin dikkatle planlanması gerekir.
Boşanma davaları, tarafların tüm sonuçlar üzerinde uzlaştığı anlaşmalı boşanma ve uyuşmazlığın mahkeme tarafından çözüldüğü çekişmeli boşanma olarak ikiye ayrılır. Boşanmanın yanında müşterek çocukların velayeti, çocukla kişisel ilişki kurulması, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminin tasfiyesi gibi konular da çözüme kavuşturulmalıdır. Bu taleplerin bir kısmı boşanma davasıyla birlikte, bir kısmı ise boşanma kararından sonra ayrı davalarla ileri sürülür.
Korkmaz Hukuk ve Danışmanlık, Büyükçekmece Adliyesindeki aile mahkemeleri başta olmak üzere İstanbul'daki mahkemelerde aile hukukuna ilişkin danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması, çekişmeli boşanma davalarında delillerin düzenlenmesi, velayet ve nafaka taleplerinin değerlendirilmesi ile 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri başvuruları bu hizmetin kapsamındadır. Aile hukuku dosyalarında gizliliğe ve çocuğun üstün yararına özen gösterilir. Görüşmelerde müvekkilin öncelikleri dinlenerek, uygun durumlarda uyuşmazlığın anlaşma yoluyla çözülmesi seçeneği de değerlendirilir.
Hizmet Kapsamı
Anlaşmalı boşanma
En az bir yıl sürmüş evliliklerde velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımını düzenleyen protokolün hazırlanması ve TMK m.166/3 uyarınca hâkim önünde onaylatılması.
Çekişmeli boşanma
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ve terk gibi sebeplere dayanan davalarda delillerin toplanması ve davanın takibi.
Velayet ve velayetin değiştirilmesi
Boşanma sırasında velayetin belirlenmesi ve koşulların değişmesi hâlinde TMK m.182-183 çerçevesinde velayetin değiştirilmesi talepleri.
Kişisel ilişki tesisi
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki görüşme gün ve saatlerinin belirlenmesi ve düzenlemeye uyulmaması hâlinde yapılacak işlemler.
Nafaka davaları
Dava süresince tedbir nafakası, çocuk için iştirak nafakası, boşanma sonrası yoksulluk nafakası ile nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davaları.
Maddi ve manevi tazminat
Boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle menfaati zedelenen veya kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşin TMK m.174 kapsamındaki tazminat talepleri.
Mal rejiminin tasfiyesi
Edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacağı davaları ile mal varlığının tespiti.
Nesebin reddi ve soybağı davaları
Evlilik içinde doğan çocuk ile koca arasındaki soybağının reddi, babalık davası ve tanıma işlemlerine ilişkin süreçler.
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı
Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişiler için uzaklaştırma ve iletişim yasağı gibi koruyucu ve önleyici tedbirlerin talep edilmesi.
Yabancı boşanma kararlarının tanınması
Yurt dışında verilmiş boşanma kararlarının 5718 sayılı MÖHUK uyarınca Türkiye'de tanınması ve nüfus kayıtlarına işlenmesi.
Evlat edinme ve vesayet
Evlat edinme şartlarının değerlendirilmesi, vasi atanması ve kısıtlama süreçlerine ilişkin başvuruların hazırlanması.
Süreç Nasıl İşler?
Ön görüşme
Evliliğin süresi, çocuklar, ekonomik durum ve uyuşmazlık konuları dinlenir; anlaşmalı veya çekişmeli yoldan hangisinin uygun olabileceği değerlendirilir.
Belge ve delil incelemesi
Nüfus kayıtları, gelir belgeleri, tapu ve araç kayıtları, yazışmalar ve tanık bilgileri incelenerek talepleri destekleyecek deliller belirlenir.
Strateji ve dilekçe hazırlığı
Boşanma sebebi ile velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi talepleri netleştirilir; anlaşmalı boşanmada protokol, çekişmeli boşanmada dava dilekçesi hazırlanır.
Dava ve duruşmalar
Dava aile mahkemesinde açılır; ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama aşamaları takip edilir, gerektiğinde sosyal inceleme raporu ve tanık beyanları değerlendirilir.
Karar sonrası işlemler
Kararın kesinleşmesi ve nüfusa işlenmesi, nafaka ile kişisel ilişki düzenlemesinin uygulanması ve gerekirse kanun yoluna başvuru süreçleri yürütülür.
Görevli ve yetkili mahkeme
Boşanma ve diğer aile hukuku davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. TMK m.168 uyarınca boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu kural, örneğin eşlerden birinin Büyükçekmece'de, diğerinin farklı bir ilde yaşadığı durumlarda davanın nerede açılabileceğini belirler.
Boşanmadan sonra açılan nafaka, velayet değişikliği, kişisel ilişki ve mal rejimi davalarında yetki, davanın türüne göre ayrıca değerlendirilir. Boşanma, velayet ve nafaka gibi aile hukuku davaları dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir; aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar ise kanun gereği arabuluculuğa elverişli kabul edilmez.
Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı
Aile hukukunda bazı talepler kanunda öngörülen süreler içinde ileri sürülmelidir. Zina sebebiyle boşanma davası, davacı eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161). Aynı süreler hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayanan davalarda da uygulanır (TMK m.162). Affeden eşin bu sebeplere dayanarak dava hakkı yoktur.
Nesebin reddi davası, kocanın doğumu ve babası olmadığını veya ananın gebe kalma döneminde başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrenmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m.289). Boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka gibi dava hakları, TMK m.178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Mal rejiminin tasfiyesi talepleri ise Yargıtay uygulamasına göre boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.
6284 sayılı Kanun ve koruma kararları
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takibe maruz kalan kişiler için koruyucu ve önleyici tedbirler öngörür. Başvuru doğrudan aile mahkemesine, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine yapılabilir. Kanun uyarınca tedbir kararı verilmesi için şiddetin delil veya belge ile ispatı aranmaz.
Tedbirler arasında şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi ve silahlarını kolluğa teslim etmesi gibi kararlar bulunur. Tedbir kararları ilk defasında en fazla altı ay için verilebilir ve gerekli görülmesi hâlinde uzatılabilir. Tedbir kararına aykırı davranılması hâlinde zorlama hapsi uygulanabilir.
Görüşmeye Getirilmesi Faydalı Belgeler
- Eşlerin kimlik fotokopileri ve vukuatlı nüfus kayıt örneği
- Evlilik cüzdanı
- Varsa çocukların okul ve sağlık belgeleri
- Tarafların gelirini gösteren maaş bordrosu, SGK kaydı ve banka hesap dökümleri
- Tapu, araç ruhsatı ve diğer malvarlığı belgeleri
- Mesaj, e-posta ve fotoğraf gibi deliller ile tanık listesi
- Varsa darp raporu, şikâyet tutanakları veya önceki koruma kararları
Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için hangi şartlar gerekir?
TMK m.166/3 uyarınca evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi gerekir. Hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; değişikliklerin taraflarca kabulü hâlinde boşanmaya karar verilir.
Velayet kime verilir?
Velayet kararında esas ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşını, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını, ebeveynlerin yaşam koşullarını ve çocukla ilişkilerini değerlendirir, gerektiğinde sosyal çalışma görevlisi veya pedagogdan rapor alır ve idrak çağındaki çocuğun görüşünü dinler. Yargıtay'ın bazı güncel kararlarında koşulları uygun durumlarda ortak velayete de hükmedildiği görülmektedir. Velayet kararı, koşulların değişmesi hâlinde yeniden değerlendirilebilir.
Nafaka türleri nelerdir?
Tedbir nafakası, dava süresince eşin ve çocukların geçimi için hükmedilir (TMK m.169). İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımıdır (TMK m.182). Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşe, diğer eşin mali gücü oranında ödenir (TMK m.175). Tarafların mali durumu değiştiğinde nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir.
Evlilik içinde edinilen mallar nasıl paylaşılır?
1 Ocak 2002'den sonraki dönem için yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır. Bu rejimde evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen malvarlığı değerleri edinilmiş mal sayılır ve kural olarak her eş, diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir (TMK m.236). Miras veya bağış yoluyla edinilen mallar ile kişisel kullanıma yarayan eşyalar kişisel mal niteliğindedir. 2002 öncesi dönem için ise mal ayrılığı rejimi esas alınır.
Koruma kararı almak için şikâyetçi olmak gerekir mi?
Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri ceza soruşturmasından bağımsızdır. Şiddete uğrayan kişi suç duyurusunda bulunmasa da aile mahkemesine veya kolluğa başvurarak tedbir talep edebilir. Tedbir kararı için şiddetin delil veya belge ile ispatı aranmaz; ancak darp raporu, mesajlar ve tanık beyanları başvuruyu destekler. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı tedbirler kolluk amirlerince de alınabilir.
Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?
Süre; mahkemenin iş yüküne, tanık sayısına, sosyal inceleme raporu ve bilirkişi incelemesi ihtiyacına ve mal rejimi taleplerinin dava kapsamında olup olmamasına göre değişir. Kararın istinaf ve temyiz aşamalarından geçmesi de süreyi uzatabilir. Bu nedenle önceden kesin bir süre öngörmek mümkün değildir. Dava devam ederken tedbir nafakası, geçici velayet düzenlemesi ve kişisel ilişki gibi geçici önlemler talep edilebilir.
İlgili Makaleler
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişebileceğinden, somut olayınıza ilişkin bir avukattan görüş almanız tavsiye edilir.





