
Sözleşme, iki veya daha fazla tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulan ve taraflara hak ve borç yükleyen hukuki işlemdir (TBK m.1). Sözleşmeler hukukunun temel kaynağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'dur; satış, kira, eser, vekâlet, kefalet, ödünç ve hizmet gibi sözleşme tipleri bu Kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Ticari sözleşmelerde Türk Ticaret Kanunu, tüketici işlemlerinde ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gibi özel düzenlemeler de uygulanır. Sözleşme özgürlüğü esas olmakla birlikte, emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27).
Günlük alışverişlerden iş ortaklıklarına, inşaat projelerinden hizmet alımlarına kadar pek çok ilişki bir sözleşmeye dayanır. Sözleşmenin açık, dengeli ve uygulanabilir hükümler içermesi, tarafların beklentilerini netleştirir ve uyuşmazlık riskini azaltır. Buna karşılık özensiz hazırlanmış, şekil şartlarına uyulmamış veya belirsiz hükümler içeren sözleşmeler; geçersizlik, yorum farklılıkları ve uzun süren davalara yol açabilir. Bu nedenle sözleşmenin imzalanmadan önce hukuki açıdan incelenmesi önem taşır.
Korkmaz Hukuk ve Danışmanlık, Büyükçekmece ve çevre ilçelerdeki bireyler ile işletmelere sözleşmelerin hazırlanması, incelenmesi ve müzakeresi konusunda danışmanlık hizmeti vermektedir. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda ise ihtarname gönderilmesi, arabuluculuk görüşmeleri ve sözleşmenin ifası, feshi, sözleşmeden dönme, cezai şart ve tazminat taleplerine ilişkin davalar takip edilmektedir. Her sözleşme, tarafların ihtiyaçları ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınarak değerlendirilir. Sözleşme ilişkisi devam ederken ortaya çıkan sorunlarda, ilişkinin sürdürülmesi ile hukuki yollara başvurulması seçenekleri birlikte ele alınır.
Hizmet Kapsamı
Sözleşme hazırlama
Satış, hizmet, eser, danışmanlık, ortaklık, gizlilik ve tedarik sözleşmeleri gibi metinlerin tarafların ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanması.
Sözleşme inceleme ve risk değerlendirmesi
İmzalanacak sözleşmelerin hak ve yükümlülükler, sorumluluk sınırları, fesih koşulları ve uyuşmazlık çözüm hükümleri bakımından incelenmesi.
Sözleşmeye aykırılık ve ifa davaları
Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde TBK m.112 vd. uyarınca ifa ve tazminat talepleri.
Borçlu temerrüdü ve sözleşmeden dönme
TBK m.117-126 çerçevesinde temerrüt ihtarı, ek süre verilmesi ve alacaklının seçimlik haklarının kullanılması.
Cezai şart uyuşmazlıkları
Sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın talep edilmesi ve aşırı cezai şartın indirilmesi istemleri (TBK m.179-182).
Aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama
Sözleşmenin kurulmasından sonra öngörülemeyen olağanüstü durumlar nedeniyle edimler arasındaki dengenin bozulması hâlinde TBK m.138 kapsamında uyarlama veya dönme talepleri.
İrade bozuklukları ve aşırı yararlanma
Yanılma, aldatma ve korkutma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığının bildirilmesi ile aşırı yararlanma iddiaları (TBK m.28-39).
Eser ve inşaat sözleşmeleri
Yüklenici ile iş sahibi arasındaki ayıplı imalat, gecikme ve bedel uyuşmazlıkları (TBK m.470 vd.).
Kefalet sözleşmeleri
Kefaletin şekil şartları, eş rızası ve kefilin sorumluluğunun sınırlarına ilişkin değerlendirmeler (TBK m.581 vd.).
Genel işlem koşulları
Tek taraflı olarak önceden hazırlanan standart sözleşme hükümlerinin TBK m.20-25 kapsamında denetlenmesi.
İhtarname ve bildirimler
Noter aracılığıyla gönderilecek ihtar, fesih ve temerrüt bildirimlerinin hazırlanması.
Süreç Nasıl İşler?
Ön görüşme
Sözleşmenin konusu, tarafların beklentileri veya ortaya çıkan uyuşmazlık hakkında bilgi alınır.
Belge incelemesi
Sözleşme metni, ekleri, yazışmalar ve ifaya ilişkin belgeler incelenerek hukuki durum değerlendirilir.
Strateji ve müzakere
Sözleşme hazırlığında taslak oluşturulup karşı tarafla müzakere edilir; uyuşmazlık hâlinde sulh, ihtar, arabuluculuk veya dava seçenekleri değerlendirilir.
Arabuluculuk veya dava
Dava şartı arabuluculuğun uygulandığı uyuşmazlıklarda önce arabulucuya başvurulur; anlaşma sağlanamazsa görevli mahkemede dava açılır.
Takip
Yargılama süreci, bilirkişi incelemeleri ve kararın icrası takip edilir; sözleşme ilişkisi devam ediyorsa ifa süreci izlenir.
Şekil şartları ve ispat
TBK m.12 uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Ancak kanunun belirli sözleşmeler için öngördüğü şekil geçerlilik şeklidir ve bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler hüküm doğurmaz. Örneğin taşınmaz satışı ve satış vaadi sözleşmeleri resmi şekle; kefalet sözleşmesi ise yazılı şekle ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve varsa müteselsil kefil sıfatının kefilin el yazısıyla belirtilmesine tabidir (TBK m.583).
Kanunen şekil şartı aranmayan sözleşmelerde de yazılı şeklin tercih edilmesi ispat kolaylığı sağlar. HMK m.200 uyarınca belirli bir parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerekir; bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler
TBK m.146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte kira bedelleri, faiz ve ücret gibi dönemsel edimler ile vekâlet ve eser sözleşmelerinden doğan alacaklar gibi TBK m.147'de sayılan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, dava açılması veya icra takibi başlatılması gibi işlemlerle kesilir.
Bazı haklar ise zamanaşımına değil, hak düşürücü sürelere bağlıdır. Yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme hakkı, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.39). Aşırı yararlanma hâlinde de bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıllık süre öngörülmüştür (TBK m.28).
Görevli mahkeme ve arabuluculuk
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Taraflardan biri tüketiciyse tüketici mahkemesi, uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi, kira ilişkisinden kaynaklanıyorsa sulh hukuk mahkemesi, diğer hâllerde ise kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de yetkili olduğundan, Büyükçekmece'de ifa edilecek sözleşmelerde Büyükçekmece Adliyesindeki mahkemeler de yetkili olabilir.
Ticari para alacaklarında, kanunda belirtilen tüketici uyuşmazlıklarında ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu kapsamda olmayan sözleşme uyuşmazlıklarında ise taraflar ihtiyari arabuluculuk yoluyla çözüm arayabilir.
Görüşmeye Getirilmesi Faydalı Belgeler
- Sözleşme metni ve teknik şartname, fiyat listesi, teslim planı gibi tüm ekleri
- Sözleşme öncesi teklifler ve yazışmalar
- Ödeme dekontları ve faturalar
- Teslim ve kabul tutanakları
- Noter ihtarnameleri ve verilen cevaplar
- Ayıp veya gecikmeyi gösteren fotoğraf, rapor ve tespit tutanakları
- Tarafların imza yetkisini gösteren imza sirküleri veya vekâletname
Sık Sorulan Sorular
Sözleşmeyi noterde yapmak zorunlu mu?
Kural olarak hayır; sözleşmeler herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak taşınmaz satışı, taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gibi kanunun resmi şekil öngördüğü işlemlerde tapu müdürlüğünde veya noterde işlem yapılması geçerlilik şartıdır. Şekil şartı aranmayan sözleşmelerde de imzaların noterde onaylatılması, ileride imzaya itiraz edilmesi ihtimaline karşı ispat kolaylığı sağlayabilir.
Karşı taraf sözleşmeye uymazsa ne yapabilirim?
Öncelikle sözleşmedeki ihtar, fesih ve cezai şart hükümleri incelenmelidir. Karşılıklı sözleşmelerde borçlu temerrüde düşmüşse alacaklı, uygun bir süre vererek ifayı isteyebilir. Süre içinde ifa edilmezse alacaklı; ifa ile birlikte gecikme tazminatını isteme, ifadan vazgeçerek müspet zararının giderilmesini isteme veya sözleşmeden dönerek menfi zararının giderilmesini isteme seçeneklerinden birini kullanabilir (TBK m.123-125).
Cezai şart çok yüksek kararlaştırılmışsa indirilebilir mi?
Evet. TBK m.182 uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Ancak TTK m.22 uyarınca tacir sıfatındaki borçlu, kararlaştırdığı cezai şartın fahiş olduğu gerekçesiyle indirilmesini isteyemez. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, borçlu tacir olsa bile onun ekonomik yıkımına yol açacak nitelikteki cezai şartlar bakımından ahlaka aykırılık değerlendirmesi yapılabildiği görülmektedir.
Ekonomik koşullar değiştiğinde sözleşme uyarlanabilir mi?
TBK m.138 uyarınca sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve mevcut olguları borçlu aleyhine değiştirerek ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı hâle getirirse, borçlu hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir. Bunun için borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş veya aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerekir.
Kefil olurken nelere dikkat etmeliyim?
Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalı; kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olunuyorsa bu sıfat kefilin el yazısıyla belirtilmelidir (TBK m.583). Evli kişilerin kefil olabilmesi için kural olarak eşin yazılı rızası gerekir (TBK m.584); kanunda bu kurala bazı istisnalar öngörülmüştür. Müteselsil kefil, kanundaki koşullar gerçekleştiğinde asıl borçludan önce takip edilebileceğinden kefaletin türü imzadan önce değerlendirilmelidir.
Sözleşme imzalamadan önce neleri kontrol etmeliyim?
Tarafların kimliği ve imza yetkisi, sözleşmenin konusu ve edimlerin açıkça tanımlanması, ödeme ve teslim koşulları, gecikme ve aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımlar, fesih şartları, gizlilik ve rekabet yasağı hükümleri ile uyuşmazlık hâlinde yetkili mahkeme veya tahkim kaydı kontrol edilmelidir. Karşı tarafça önceden hazırlanmış standart metinlerde, müzakere edilmeden konulmuş ve aleyhe sonuç doğurabilecek genel işlem koşullarına özellikle dikkat edilmelidir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişebileceğinden, somut olayınıza ilişkin bir avukattan görüş almanız tavsiye edilir.


