
Arabuluculuk, tarafların uyuşmazlıklarını tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin yardımıyla, karşılıklı görüşme yoluyla çözmelerini amaçlayan alternatif bir çözüm yöntemidir. Türk hukukunda arabuluculuk uzun süre yalnızca isteğe bağlı bir yol olarak uygulanmış, ancak son yıllarda belirli uyuşmazlık türlerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale getirilmiştir.
Bu yazıda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve ilgili özel kanunlar çerçevesinde dava şartı arabuluculuğun hangi uyuşmazlıklarda uygulandığı, sürecin nasıl işlediği ve anlaşma ile anlaşmazlık hallerinin sonuçları genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
İhtiyari ve Zorunlu Arabuluculuk Ayrımı
İhtiyari arabuluculukta taraflar, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığında, diledikleri zaman arabulucuya başvurabilir. Bu yol, dava açılmadan önce veya dava devam ederken de kullanılabilir. Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir.
Zorunlu arabuluculuk ya da teknik ifadesiyle dava şartı arabuluculuk ise kanunda sayılan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu tutulmasıdır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesine göre bu uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Taraflar arabuluculuk görüşmelerine katılmakla yükümlüdür; ancak anlaşmaya varmak zorunda değildir.
Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamındaki Uyuşmazlıklar
Dava şartı arabuluculuk, farklı tarihlerde yapılan kanun değişiklikleriyle kademeli olarak genişletilmiştir. Bugün itibarıyla başlıca uygulama alanları şunlardır:

| Uyuşmazlık türü | Yasal dayanak | Arabuluculuk süresi |
|---|---|---|
| İşçi ve işveren alacakları, tazminatlar ve işe iade | 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 | 3 hafta, en fazla 1 hafta uzatma |
| Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat talepleri | 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A | 6 hafta, en fazla 2 hafta uzatma |
| Tüketici uyuşmazlıkları (hakem heyeti kapsamı dışındakiler) | 6502 sayılı Kanun m.73/A | 3 hafta, en fazla 1 hafta uzatma |
| Kira, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve ortaklığın giderilmesi | 6325 sayılı Kanun m.18/B | 3 hafta, en fazla 1 hafta uzatma |
İş uyuşmazlıkları
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleriyle açılan davalarda arabulucuya başvurmak zorunludur. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve işe iade talepleri bu kapsamdadır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları kapsam dışında bırakılmıştır.
Ticari uyuşmazlıklar
Ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri dava şartı arabuluculuğa tabidir. Kanun değişiklikleriyle itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da bu kapsama alınmıştır.
Tüketici uyuşmazlıkları
Tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar dışında kalan, yani parasal sınırın üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.
Kira, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve ortaklığın giderilmesi
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ilişkin ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları, kat mülkiyeti uyuşmazlıkları ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar da dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Kira uyuşmazlıklarında kira bedelinin tespiti, kira alacağı ve tahliye talepleri bu kapsamda değerlendirilir. Ancak İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra yoluyla yapılan tahliye talepleri kapsam dışındadır.
Kapsam dışında kalan başlıca haller
Dava şartı arabuluculuk, yalnızca kanunda açıkça sayılan uyuşmazlıklar için geçerlidir. İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri için arabulucuya başvurulması gerekmez. Tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar, iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları ile aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar da bu kapsamın dışındadır. Ayrıca uyuşmazlığın ticari nitelikte olsa bile para alacağı dışında bir konuya, örneğin bir şirket kararının iptaline ilişkin olması halinde, bu talep için dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Bir uyuşmazlığın kapsamda olup olmadığı tereddüt yaratıyorsa, dava açılmadan önce bu hususun dikkatle değerlendirilmesi, usulden ret riskini azaltır.
Süreç Nasıl İşler?
- Başvuru: Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya uyuşmazlık bakımından yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Örneğin Büyükçekmece ilçesindeki bir kira uyuşmazlığında başvuru Büyükçekmece Adliyesi arabuluculuk bürosuna yapılabilir.
- Arabulucunun görevlendirilmesi: Büro, kural olarak sicilde kayıtlı arabulucular arasından görevlendirme yapar. Taraflar, ortak bir arabulucu üzerinde anlaşmışlarsa bu arabulucu görevlendirilebilir.
- Taraflara bildirim: Arabulucu, tarafları en uygun iletişim vasıtasıyla toplantıya davet eder ve görüşmeler başlar.
- Görüşmeler: Arabulucu tarafsız şekilde görüşmeleri yönetir, tarafların menfaatlerini ortaya koymalarına ve çözüm önerileri geliştirmelerine yardımcı olur. Arabulucu, taraflara bağlayıcı bir karar dayatamaz.
- Son tutanak: Süreç anlaşma, anlaşmazlık veya taraflardan birinin katılmaması ile sona erer ve arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir.
Arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı işlemez ve hak düşürücü süreler işlemeye devam etmez. Dava şartı arabuluculukta ilk iki saatlik görüşme ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; anlaşma halinde arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir.
İlk Toplantıya Katılmamanın Sonuçları
6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesine göre taraflardan birinin geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyeti sona ererse, bu durum son tutanakta belirtilir. Toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle arabuluculuk davetinin ciddiye alınması ve mazeret varsa zamanında bildirilmesi önemlidir.
Anlaşma Belgesi ve Hukuki Etkisi
Görüşmeler sonunda taraflar anlaşırsa, anlaşmanın içeriği bir anlaşma belgesi ile kayıt altına alınır. Taraflar ile avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanan anlaşma belgesi, ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek olmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Diğer durumlarda ise anlaşma belgesine mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınabilir.
Arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca daha sonra dava açılamaz. Bu nedenle anlaşma belgesinin içeriğinin; ödenecek miktarlar, ödeme tarihleri, teslim veya tahliye yükümlülükleri gibi konularda açık, ölçülebilir ve uygulanabilir şekilde düzenlenmesi gerekir. Anlaşmaya varılamaması halinde ise son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenerek dava açılır.
Arabuluculuk ile Uzlaştırmanın Farkı
Arabuluculuk özel hukuk uyuşmazlıklarına yönelik bir yöntem iken, uzlaştırma ceza muhakemesinde uygulanan ayrı bir kurumdur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde düzenlenen uzlaştırmada, kanunda sayılan suçlar bakımından şüpheli veya sanık ile mağdur arasında uzlaştırmacı aracılığıyla görüşme yapılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde ceza soruşturması veya kovuşturması kanunda öngörülen şekilde sonuçlanabilir. İki kurum benzer bir anlayışa dayansa da tabi oldukları kurallar ve doğurdukları sonuçlar farklıdır.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculukta anlaşmak zorunlu mudur?
Hayır. Dava şartı arabuluculukta zorunlu olan, arabulucuya başvurulması ve görüşmelere katılımdır. Taraflar anlaşmaya varmak zorunda değildir; anlaşma sağlanamazsa son tutanakla dava açılabilir.
Boşanma davalarında zorunlu arabuluculuk var mı?
Hayır. Boşanma ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Bununla birlikte tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği mali konularda ihtiyari arabuluculuğa başvurulması mümkündür.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Süre, uyuşmazlığın türüne göre değişir. İş, tüketici, kira ve benzeri uyuşmazlıklarda üç hafta ve zorunlu hallerde bir haftalık uzatma; ticari uyuşmazlıklarda ise altı hafta ve zorunlu hallerde iki haftalık uzatma öngörülmüştür.
Arabuluculuk görüşmelerinde söylenenler davada delil olarak kullanılabilir mi?
Kural olarak hayır. Arabuluculuk süreci gizlilik esasına dayanır. Taraflardan birinin anlaşma iradesini göstermek amacıyla yaptığı teklifler veya kabul ettiği hususlar, sonradan açılan davada delil olarak ileri sürülemez.
Sonuç
Dava şartı arabuluculuk; iş, ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının yanı sıra kira, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve ortaklığın giderilmesi gibi geniş bir alanda uygulanmaktadır. Arabulucuya başvurulmadan açılan davaların usulden reddedileceği, ilk toplantıya katılmamanın ise yargılama giderleri bakımından önemli sonuçlar doğurduğu unutulmamalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımakta olup arabuluculuk mevzuatı sık değişikliğe uğrayan bir alandır. Somut olayın özelliklerine göre bir avukattan hukuki destek alınması faydalı olacaktır.
Arabuluculuk ve Uzlaşma
Dava şartı ve ihtiyari arabuluculuk, ceza yargılamasında uzlaştırma ve dava öncesi uzlaşma süreçlerinde hukuki destek.
Çalışma alanını inceleBu makale 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları değişebileceğinden, somut olayınız için bir avukattan görüş almanız tavsiye edilir.


