
Bir icra takibine konu olduğunuzu öğrenmenin en yaygın yolu, icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri veya icra emrinin tebliğ edilmesidir. Bu aşamada borçlu açısından en kritik husus, itiraz sürelerinin oldukça kısa olması ve takibin türüne göre farklılık göstermesidir. Süresinde itiraz edilmeyen takipler kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Bu yazıda İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında ilamsız takip, kambiyo senetlerine dayalı takip ve ilamlı takipte itirazın nereye, hangi sürede ve nasıl yapılacağı ile itirazın sonuçları genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
Takip Türleri ve İtiraz Süreleri
İtiraz yöntemi ve süresi, öncelikle takibin hangi yolla başlatıldığına bağlıdır. Ödeme emri veya icra emri üzerinde takibin türü belirtilir. Temel farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Takip Türü | İtiraz Mercii | Süre | Takibe Etkisi |
|---|---|---|---|
| Genel haciz yoluyla ilamsız takip | İcra dairesi | Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün | Süresinde itirazla takip durur |
| Kambiyo senetlerine dayalı takip | İcra mahkemesi | Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün | Takip kendiliğinden durmaz; mahkeme durdurma kararı verebilir |
| İlamlı takip | İcra mahkemesi | İcra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün | Kural olarak kendiliğinden durmaz |
Süreler, tebligatın usulüne uygun yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Elektronik tebligat yapılmışsa tebliğ tarihinin kanuni kurallara göre ayrıca hesaplanması gerekir.
İlamsız Takipte Ödeme Emrine İtiraz
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, İİK m.62 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. İtiraz, icra dairesine dilekçe ile veya sözlü olarak yapılabilir; sözlü itiraz tutanağa geçirilir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elektronik ortamda itiraz da mümkündür.

İtirazın Kapsamı
- Borca itiraz: Borcun hiç doğmadığı, ödendiği veya miktarının farklı olduğu ileri sürülebilir. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediliyorsa, itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır.
- İmzaya itiraz: Takibe dayanak belgedeki imza borçluya ait değilse, bunun ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir. Aksi hâlde imza, takip bakımından kabul edilmiş sayılır.
- Faize ve fer'ilere itiraz: Talep edilen faiz oranına, faiz başlangıç tarihine veya diğer fer'i alacaklara ayrıca itiraz edilebilir.
- Yetki itirazı: Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı düşünülüyorsa, yetki itirazının da aynı süre içinde ve borca itirazla birlikte yapılması gerekir.
Ödeme emri tebliğ edildiğinde öncelikle tebliğ tarihinin, takip dayanağı belgenin, talep edilen asıl alacak ve faiz kalemlerinin dikkatle incelenmesi yerinde olur. İtiraz süresinin son günü resmî tatile denk gelirse süre, tatili izleyen ilk iş gününün mesai saati bitiminde sona erer.
İtiraz dilekçesinde itirazın hangi hususlara yöneldiğinin açık ve anlaşılır şekilde belirtilmesi, sonraki aşamalarda yürütülecek yargılamalar açısından da önem taşır.
İtirazın Sonuçları
Süresinde yapılan itiraz ile takip durur. Bu durumda alacaklı takibe devam edebilmek için iki yoldan birini seçebilir:
- İtirazın kaldırılması (İİK m.68): Alacaklı, alacağını imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış bir borç ikrarı içeren belge ya da resmî daire veya yetkili makamlarca verilmiş bir belge gibi kanunda sayılan belgelere dayandırıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
- İtirazın iptali davası (İİK m.67): Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Davada haklı çıkan alacaklı lehine, şartları varsa alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlu lehine de kanunda öngörülen tazminata hükmedilebilir.
Ticari uyuşmazlıklar ve tüketici uyuşmazlıkları gibi bazı alanlarda, itirazın iptali davası açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Alacaklı bu yollardan hiçbirine kanuni süreler içinde başvurmazsa, takip itiraz nedeniyle durmuş olarak kalır. Ancak bu durum alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; alacağın varlığı ve zamanaşımı gibi hususlar ayrıca değerlendirilir.
Kambiyo Senetlerine Dayalı Takipte İtiraz
Çek, poliçe ve bono gibi kambiyo senetlerine dayalı takiplerde itiraz rejimi daha sıkıdır. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine başvurmalıdır. Bu takipte itiraz icra dairesine değil, doğrudan icra mahkemesine yapılır.
Kambiyo takibinde ileri sürülebilecek başlıca itiraz ve şikâyet sebepleri şunlardır:
- Senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı veya takip yolunun yanlış seçildiği,
- Borca itiraz (örneğin borcun ödendiği veya senedin teminat amacıyla verildiği iddiası),
- İmzaya itiraz,
- Zamanaşımı itirazı.
Kambiyo takibinde itiraz, takibi kendiliğinden durdurmaz. Borçlu, şartları varsa icra mahkemesinden takibin durdurulmasına karar verilmesini talep edebilir. Borca itirazın ileri sürülebilmesi bakımından ispat kuralları da sıkıdır; borcun ödendiği veya bulunmadığı kural olarak belgeyle ispat edilmelidir.
İlamlı Takipte İcranın Geri Bırakılması
Bir mahkeme kararına dayanan ilamlı takipte borçluya icra emri gönderilir. İlamlı takipte ilamsız takipteki anlamda bir itiraz bulunmaz; bunun yerine İİK m.33 kapsamında icranın geri bırakılması talep edilebilir. Borçlu, ilamın verildiği tarihten sonra borcun ödendiğini (itfa), alacaklı tarafından borca süre verildiğini (imhal) veya ilama dayalı alacağın zamanaşımına uğradığını icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde ileri sürebilir.
İlamlı takiplerde icranın durdurulması ise kural olarak kararın üst mahkemece incelenmesi sırasında, kanunda öngörülen teminatın gösterilmesi gibi şartlara bağlıdır.
Süre Kaçırılırsa Hangi Yollar Açıktır?
İtiraz süresinin kaçırılması hâlinde takip kesinleşir; ancak borçlu açısından tüm imkânlar ortadan kalkmaz:
- Gecikmiş itiraz (İİK m.65): Borçlu, kendi kusuru olmaksızın ortaya çıkan bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemediyse, engelin kalkmasından itibaren kısa süre içinde icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilir.
- Usulsüz tebligat şikâyeti: Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmemişse, borçlu öğrenme tarihinden itibaren şikâyet yoluyla icra mahkemesine başvurabilir. Tebliğ tarihi düzeltilirse itiraz süresi bu tarihten itibaren işler.
- Menfi tespit ve istirdat davası (İİK m.72): Borçlu, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Borcu cebrî icra tehdidi altında ödemişse, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açarak ödediği parayı geri isteyebilir.
İtiraz ile şikâyetin farklı kurumlar olduğu unutulmamalıdır. İtiraz borcun varlığına veya miktarına yöneliktir; şikâyet ise icra dairesinin işlemlerinin usule veya kanuna aykırılığına karşı başvurulan yoldur ve kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır.
İtiraz edilmeyen ve borcu ödenmeyen takiplerde borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğü de doğar. Mal beyanında bulunmamanın kanunda öngörülen yaptırımları bulunduğundan bu yükümlülük göz ardı edilmemelidir.
Sık Sorulan Sorular
İtiraz için gerekçe yazmak zorunlu mu?
Borcun bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen miktarın, imzaya itiraz ediliyorsa bunun açıkça belirtilmesi gerekir. Uygulamada itiraz sebeplerinin de açık şekilde yazılması, ileride görülecek itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yargılamalarında borçlunun savunmasını kolaylaştırır.
İtiraz başka bir şehirden yapılabilir mi?
Evet. İlamsız takipte itiraz, takibin yürütüldüğü icra dairesine bildirilmek üzere başka bir yer icra dairesi aracılığıyla veya UYAP üzerinden elektronik ortamda yapılabilir. Örneğin Büyükçekmece Adliyesi'ndeki bir icra dairesinde başlatılan takip için başka bir ilden de itiraz edilebilir.
Borcun bir kısmını kabul ediyorsam ne yapmalıyım?
Borçlu, kabul ettiği kısım dışındaki miktara itiraz edebilir. Bu durumda itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Kabul edilen kısım bakımından takip devam eder; itiraz edilen kısım için ise alacaklının itirazın kaldırılması veya iptali yoluna başvurması gerekir.
İtiraz ettikten sonra maaşıma haciz konulabilir mi?
İlamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; itiraz kaldırılmadıkça veya iptal edilmedikçe haciz işlemine geçilemez. Kambiyo ve ilamlı takiplerde ise itiraz veya başvuru takibi kendiliğinden durdurmadığından durum farklıdır.
Sonuç
İcra takibine itiraz, kısa ve kesin sürelere bağlı bir hukuki yoldur. Takibin türünü doğru tespit etmek, itirazın hangi mercie ve hangi kapsamda yapılacağını belirlemek açısından ilk adımdır. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımakta olup mevzuat zaman içinde değişebilir. Somut olayın özelliklerine göre bir avukattan hukuki destek alınması faydalı olacaktır.
İcra ve İflas Hukuku
İcra takibi, borca itiraz, itirazın iptali, haciz işlemleri, menfi tespit ve iflas süreçlerinde alacaklı ve borçlulara destek.
Çalışma alanını inceleBu makale 10 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları değişebileceğinden, somut olayınız için bir avukattan görüş almanız tavsiye edilir.


